Bir yazının peşinden, lezzetin izini sürmek için ta Kapadokya'lara kadar gidilir mi? Evet gidilir! Mehmet Yaşin'in lezzet peşinde koşanları anlattığı yazısını okuduktan sonra Kapadokya ve lezzet ikilisi kafamızda yer etti ve bizi taa Kapadokya'lara kadar götürdü...

( Kapadokya gezilecek yerler haritası ve gezi rehberim burada. )

Son dakikada karar verilip çıkılmış bir seyahat olduğu için ayrıntılı mekan araştıracak vaktimiz olmadı. Elimizde güzel lezzetler konusunda Mehmet Yaşin'in bize yol gösterecek yazıları ve gittiğimiz yerlerde de etrafta kayda değer nereler olduğunu araştıracak internetimiz vardı...

Uranos Sarıkaya Restoranı, Avanos

Hacıbektaş'tan geçip Avanos'a doğru yöneldiğimizde kızıl toprak ve çanak çömlek diyarı Avanos'ta muhakkak çömlek kebabı yemeli diye düşündük. İnternette biraz bakındıktan sonra "en iyi çömlek kebabı Uranos Sarıkaya Restoranda yenilir" yorumları üzere öğle yemeği için gitmeye karar verdik.
Çömlek kebapları kişiye özel mi, önceden sipariş etmek gerekli mi gibi mekan hakkında ayrıntılı bir bilgimiz olmadığından vakit kaybetmemek için daha yolda restoranı aradık. Kebabınız hazır mı, sipariş üzerine mi diye sormadan karşıdan rezervasyonunuz var mı diye soruldu. A-aa, ben yoldan geçerken uğranılacak bir yer diye düşünürken cuma öğle saati için rezervasyon soruldu! İlk şoktan sonra, iki kişilik rezervasyonumuzu yaptırdım ve kebaplarının zaten sabahtan hazırlandığını öğrendim.

Avanos'a varmadan solda diye yol tarifini almıştım ama bahsedilen yerde birşey görmediğimizden Avanos'a kadar gittik. Sora sora geri dönüp restoranın bulunduğu yeri gördüğümüzde neden ilk geçişimizde fark edemediğimizi anladık. Ortalıkta bina falan yoktu, sadece bir tepe ve tepenin içine oyulmuş olan mağaraya doğru açılan bir kapı vardı. Bir sürü tur otobüsü yerli yabancı turistleri restorana getirmişlerdi. O kalabalık arasında bizim bireysel olarak gelmiş tek müşteriler olduğumuzu fark ettik. Mekan sahiplerinin çalışma şekline uymamasına rağmen incelik gösterip bizi kabul etmesini de çok takdir ettik.
Dağın içindeki taşların oyulmasıyla kurulmuş restoranda taş masalarda, son derece özgün bir ortamdaydık. Ortada kanun çalınmakta, gruplar halinde gelmiş olan çoğu yabancı turistler ortamın, müzisyenin ve Türk mutfağının tanıtıldığı şovların resmini çekmekte idi.
Biz çömlek kebabı yemeğe gelmiştik ancak mekanın set menü olarak çalıştığını öğrendik. Mercimek çorbası, pastırmalı kuru fasulye, çömlek kebabı ve baklavadan oluşan fix menümüzü yedik.
Kapadokya'da Avanos'taki Uranos Restoran'da Çömlek Kebabının testiden boşaltılması Kapadokya'da Avanos'taki Uranos Restoran'da Çömlek Kebabı porsiyonu
Özellikle çömlek kebabının usta tarafından çömleğin içinde getirilip nasıl yapıldığını anlatması, sonra sertçene vurmasıyla çömleğin ağzını açtığı şovunu büyük gruplara yaptığı gibi gelip bizim masada da yapması etkileyiciydi. Evet mekan, yemekler turistikti, çömlek kebabının etleri de yediğim en lezzetli ve yumuşak etler değildi ama genel olarak Kapadokya'da böyle bir ortamda yemek yemiş olmak çok hoşumuza gitti...



Tandır yemekleri, Fresco Cave Otel - Ürgüp

Kapadokya deyince ilk akla gelen yemek testi kebabı olsa da testi kebabı aslında bir Yozgat yöresel yemeği. Avanos'taki çömlek atölyelerinin etkisi ile olsa gerek birçok turistik yerde hazırlanır olmuş ve ünlenmiş. Oysa ki Kapadokya'ya ve özünde Nevşehir'e ait bir başka yemek kültürü bulunuyor: tandır...
Nevşehir coğrafyasının da sonucu olan tandırlar tarihte de hep kullanılmış. Hatta yeraltı şehirlerinde bile tandır bölümleri olabiliyor. Nevşehir coğrafyasının yumuşak taşları oyulmuş ve odaların içinde, yaklaşık 50 cm çapında, 80 cm derinlikte yuvarlak kuyucuklar kazılmış, içlerinde odun ateşleri yakılarak közler oluşturulmuş ve tandırın üstü taş bir kapakla kapatılmış. İç Anadolu'nun ve Nevşehir'in çetin kışlarında tandırlar ısınma, aile fertlerinin bir araya gelip sohbet ettiği yerler olmuş. Bir taraftan da tandırın içinde tandır ekmekleri, tandır çorbaları, ağır ağır güveçler pişirilirmiş...
Dağın içine kazılmış bir taş odada, otantik bir atmosferde tandırın yanına oturup yöreye has tandır yemeklerini Ürgüp'teki Fresco Cave Otel'deki tandır odasında yedik. Otelin restorasyonu sırasında bulunmuş olan tandırın yapılan araştırmalar sonrası 3000 yıllık bir Hitit tandırı olduğu ortaya çıkmış.
Fresco Cave oteldeki tandır yemekleri fiks menü şeklinde sunuluyor. Tandır yemeklerimiz öncesi tandır ekmeği, zeytinyağı ve zahter geldi. Kulağımızda musiki, önümüzde bakır kaplar, nefis...

Sonrasında, tandırda 2 saat boyunca pişirilmiş olan tandır çorbası geldi. Tek kelime ile harikaydı...
Daha ziyafet yeni başlıyordu, tandır çorbası sonrası sinimiz 7 farklı meze ile donatıldı: yaprak dolması, közlenmiş biber, kaşık salatası, haydari, humus, sigara böreği, havuç tarator. Her birinin tazecik hazırlandığı belli oluyordu. Biz özellikle közlenmiş bibere, kaşık salatasına ve yaprak sarmasına bayıldık...

Ve tüm bu ziyafet sonrası assolist tandırda pişmiş etli güveç geldi. (rezervasyon esnasında tavuklu veya sebzeli de sipariş verilebiliyor) Güvecin tadı nefisti, ağır ağır piştiğinden tüm lezzetler ortaya çıkmıştı.
En sonunda da bu güzel yemeği taçlandıran yine tandırda pişmiş olan pekmezli elma tatlısı geldi. Dondurma ve cevizle servis edilen tatlı eşsiz lezzetteydi...
Fresco Cave otel müşterisi olmasanız da bir gün önceden rezervasyon yaparak harika atmosferdeki bu lezziz tatlarla tandır yemekleri yenilebiliyor. Rezervasyon telefonu: 0 384 341 66 60

Seki Restaurant, Uçhisar

Seki Restoran, Argos in Cappadocia butik oteli içinde hizmet veren Kapadokya'nın en şık restoranlarından. Uçhisar'ın yamacına kurulmuş olan otel birçok taş binadan oluşuyor. Otel, Güvercinlik Vadisi ve peri bacalarına karşı, dar sokaklı, şirin bir mahalle görünümünde. Seki Restoran da bu güzel taş evlerin birinin içinde.

Restoran ortamı oldukça hoş ve sıcaktı. Keten masa örtüleri, servis edilen başlangıçlar, ekmek çeşitleri ile kaliteli bir yerde olduğunuz hemen anlaşılıyordu. Servisinde tatlı bir acemilik vardı, ancak bu da bana göre güzeldi çünkü bu sayede insanı kastırmayan daha samimi bir ortam oluşuyordu.

Yöresel peynirlerden peynir tabağı ve 44 saatte pişirilen kuzu kol, pekmezli kuzu incik gibi restoranın spesiyalitelerinden aldık. Yöresel peynirlerimize bayıldık: keçi peyniri harikaydı, sepet peyniri olduğunu öğrendiğimiz mavi küflü peynir İtalyan gorgonzola peynirinden hiç de aşağı kalır lezzette değildi. Bizim de pekala Avrupa ile yarışır kaliteli peynirlerimiz var diye düşündük yediğimiz peynir tabağı sonrasında...
Kuzu kol ve incik de gerçekten harikaydı. Etlerin yumuşacık pişmesinin yanısıra tatlı lezzet tamamlayıcılarıyla harika kombinasyonlar oluşuyordu.
Kapadokya'da Uçhisar'daki Seki Restoran'da 44 saat pişirlen kuzu kol Kapadokya'da Uçhisar'daki Seki Restoran'da kuzu incik
Güzel bir ortamda ufkumuzu açan harika bir yemek yedik. Ancak öylesine güzel yöresel lezzetler sunan bu restoranda o gece tek Türk masaydık. Yurt dışında veya İstanbul'da eşdeğer restoranda bu fiyatlarda yemek yerken nedense Anadolu'daki bir restoranda bundan uzak duruyorduk.

Yemek sonrası genç garsonumuza bir mağara içinde olduğunu okuduğumuz şarap mahzenini merak ettiğimizi söyledik. Sağolsun bizi götürdü, mahzende gezdirdi, Türkiye'nin dört bir tarafından getirilmiş şarapları tanıttı. Taşın içi oyularak yapılmış mağara doğal klima vazifesi görüyordu. Şarapların uygun koşullarda saklanması için ortam neminin ayarlanması yeterli oluyordu.
Kapadokya'da Uçhisar'daki Seki Restoran'ın mahzeni Kapadokya'da Uçhisar'daki Seki Restoran'ın mahzeninde
Son olarak Seki Restoranın çalışanlarından bahsetmek istiyorum. Dediğim gibi tatlı bir acemilikleri vardı ancak hepsi çalıştıkları kurumu öylesine sahiplenmişlerdi ki. Gururla bildiklerini bizimle paylaşmak istiyorlardı. İleride bir gün Seki Restoran'a umarım tekrar yolum düşer ve her birinin ustalık dönemlerine de şahit olurum...

Muti Restaurant, Ürgüp

Kapadokya'da dolaşırken bir öğleden sonra uğradığımız Ürgüp'te Mehmet Yaşin'in yazısında okuduğumuz Muti Restoran'da yemek yemeğe karar verdik. Merkezdeki saat kulesinin hemen karşısındaki tarihi bir handa bulduk restoranı. Hanın ikinci katındaki restorana çıkıp baktığımızda kimselerin yemek yemediğini gördük. Az sonra bir bey geldi ve daha açılmadıklarını söyledi. Sonra biraz tereddüt edip hadi gelin, siz öylesine geçerken uğramış kişilere benzemiyorsunuz, özellikle gelip bulmuşssunuz, buyrun gelin içeri dedi.
Daha sonra öğrendik ki o bey restoran müdürü İbrahim beymiş. Henüz garsonlar gelmediğinden kendisi servisi yaptı ve olabildiğince menüsünü bize tanıttı. Bizim menümüz biraz farklıdır dedi. Gerçekten de öyleydi. O coğrafyada bulunmayan farklı malzemeler ve bazı yerel ürünlerle değişik kombinasyonlar yapılmıştı.
Kapadokya'da Ürgüp'teki Muti Restoran'da keçi peynirli hurmalı kuzu kulağı salatası
Kapadokya'da Ürgüp'teki Muti Restoran'da ev yapımı füme somon Kapadokya'da Ürgüp'teki Muti Restoran'da ılık enginar dolması
Biz damlasakızlı ve bademli balkabağı çorbası, avokadolu ev yapımı füme somon, ılık enginar dolması, keçi peynirli hurmalı kuzukulağı salatası ve ev yapımı makarnalarından yedik. Son olarak finalimizi nefis çikolatali terin ve ikramları olan kızılcık likörü ile yaptık.
Yediğimiz bu kadar farklı lezzetten bazıları, farklı ve şaşırtıcı derece güzel dedirtti, bazıları tam bizim damak tadımıza uymadı ama genel olarak bu coğrafyada yapılmaya çalışılan bu lezzet ziyafetini çok taktir ettik. Restoranın açık olmadığı halde kabul edilişimiz, restoran müdürüyle dostça sohbetimiz ise ömür boyu unutamayacağımız bir tecrübe oldu.

Not: 2016 yazı başındaki Kapadokya ziyaretimizde Muti restoranın kapalı olduğunu gördük, çevredekiler sorduğumuzda Ortahisar'a taşınacak denildi. Gitmeden önce bir arayın derim...

Turasan Şarapları, Ürgüp

Ürgüp ziyaretimizde Kapadokya ile özdeşleşen Turasan Şarapları'nın fabrikası ve satış mağazasına da uğradık. Satış mağazasının önünde tur otobüsleri park etmiş kimisi şarap, şarap içmeyen teyzeler ise şıra tadımı yapıyordu. Firma tadım konusunda o kadar bonkör ki normal şaraplarından en özel yıllandırılmış şaraplarına her şeyi tadabiliyorsunuz. Biz bir iki çeşit deneyip beğendiğimiz şaraplarından birkaç şişe aldık.
Kapadokya'da Ürgüp'teki Turasan şaraplarının tadım ve satış kısmı Kapadokya'da Ürgüp'teki Turasan fabrikasında tadılan ve satılan şaraplar
Hazır buraya kadar gelmişken üretim yerini ve mahzenlerini de dolaşmak istiyorduk. Turların dolaştırıldığını biliyorduk ama bireysel gelmiş iki kişiyi de acaba içeri sokarlar mıydı? Sorduk, gayet içten bir şekilde tabii ki denildi. Yılların ustası olduğu her halinden belli olan Ali İhsan Bey'e yönlendirildik ve ustamız sağolsun satış mağazasının hemen altındaki şarap depoları, üretimhane ve mahzenlerini bize tanıttı.
Şarap tankları ve mahzenleri yöredeki birçok yer gibi taşın oyulmasıyla yapılmış. Şaraplar özel katmanlarla yalıtılmış taşın içinde saklanıyor, mahzenlerinde yıllar boyu çıkmış olan her mahsülden örnekler bulunuyordu.
Kapadokya'da Ürgüp'teki Turasan fabrikasında meşe fıçılar Kapadokya'da Ürgüp'teki Turasan fabrikasının üretimhanesi
Meşe fıçıların yanından geçtik, üretimhaneye doğru ilerledik. Usta, şarap üretimi ve fermantasyon hakkında fikriniz var mı dedi. Gıda mühendisiyim az çok bilirim dedim. Stajını nerede yaptın dedi, ne hoş hala küçük göstermek :). Uzun yıllar et ürünleri üretiminde çalışmış olduğumu söyledim, yani siz şarapçı ben sucukçuyum dedim gülüştük, biraz sohbet ettik. İşini severek yapan insanlarla vakit geçirmek büyük bir keyif...

Gezi Tarihi: Mayıs 2013, düzenleme Haziran 2016