Kırcaali Glavatartsi'de dolaşırken

Bulgaristan çocukla ilk yurtdışı seyahatimizdi. Çocukla seyahat kolay değildir, bir de yurt dışı olunca her ayrıntıyı çok iyi araştırdık, kalınacak yerleri önceden ayarladık, gidilecek yerleri olabildiğince kafamızda belirledik bir de takviye kuvvet olarak anneanne ve dedeyi de yanımıza aldık...



Haskovo merkezindeki parklarda

Seyahatimize araba ile gitmeye karar verdik, hem gidiş dönüş yolculuğu hem de orada gezilecek yerler için en mantıklısı araba ile gitmekti. Normalde İstanbul'dan Bulgaristan'ın güney şehirleri 4-5 saatlik mesafededir. Ancak arada neyle ve ne kadar süreliğine karşılaşacağınız belli olmayan bir sınır vardır. Şansımıza biz öğle saatlerinde sınıra vardık ve hem Türk hem de Bulgar sınırından yarım saat, bir saat gibi bir süre içinde geçtik...

Haskovo merkezde yemek yerken
Haskovo merkezde yemek yerkenHaskovo sokaklarında dolaşırken

Bulgaristan'da ilk önce Haskovo'da mola verdik. Kısa bir şehir turu sonrası merkezde bizde ancak çok lüks restoranlarda yiyebileceğiniz yemekleri çok güzel bir bar&diningte gayet uygun fiyatlara yedik.

Kırcaali parkının yanında
Kırcaali kaymakamlık binası önündeKırcaali parkında kestirirken

Yemek sonrası Kırcaali'ye doğru yola koyulduk. Bulgaristan'a adım attıktan sonra yolların ne kadar güzel ve yenilenmiş olduğu konusunda şaşırmıştık. Bu şaşkınlık Türklerin çoğunlukta yaşadığı Kırcaali'ye kadar sürdü. Şehrin il sınırından geçer geçmez yollar bozulmaya başladı. Bulgaristan'da araba kullanma ve trafik polisi hikayelerine gelince. Biz kurallara uyma ve tüm gereklilikleri yerine getirme konusunda çok dikkatli davrandık ve Türk plakalı araba kullandığımız halde hiç trafik polisi tarafından durdurulmadık...

Kırcaali Glavatartsi'deki Kırcaali Baraj GölüKırcaali baraj gölü kenarında dolaşırken

Kırcaali küçük bir şehir. Türkler çoğunlukta olduğu için iletişimde hiç sıkıntı çekilmiyor. Her yerde Türkçe konuşan birine rastlanabiliyor. Bulgaristan'daki hemen her şehirde olduğu gibi merkezinde kocaman bir park var. Çok turistik bir yer değil Kırcaali. Daha çok Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etmiş Türkler tarafından yaz aylarında ziyaret ediliyor.

Kırcaali Glavatartsi'de kaldığımız ev
Kırcaali Glavatartsi'de kaldığımız evden Kırcaali baraj gölü manzarası Kırcaali Glavatartsi'de kaldığımız evin verandası

Kırcaali'de doğrudan daha önce kalmaya karar verdiğimiz Glavatartsi'ye gittik. Önceden ayarladığımız "Kışta 8" villasını biraz daha pazarlık da yaparak gayet de uygun fiyata kiraladık. Glavatartsi Kırcaali'ye 7km uzaklıkta çam ormanların arasında bir turistik köy. Bulgaristan'ın en büyük baraj göllerinden birinin yamacına kurulmuş. Avrupa Birliği teşvikleri kullanılarak Bulgar otantik evlerini yansıtan turistik villalar ve oteller kurulmuş. Ancak doluluk ve köyün geliştirilmesi konusunda alınacak daha çok yol var. Biz kaldığımız Kışta 8'i çok sevdik. Bahçeli, göl manzaralı, minik bir villa. Hem içeride mutfağı var, hem de bahçesinde. Sıcak su her zaman vardı. Bahçede oturup göle nazır güzel bulgar şaraplarını yudumlamak büyük bir zevkti. Böylesi bir tesisi Türkiye'de kiralamayı hep istemiştim. Ama böylesi güzellikte bir villa maalesef bizde ulaşılmaz fiyatlarda olabiliyor. Bulgar sahibinin bizi çok güzel karşılaması, oğluma özel ilgi göstermesi başka bir güzel yönüydü. Özellikle resmi makamlarda eski rejimden kalan alışkanlıkla iyi ve anlayışlı bir bulgara rastlamak çok zor. Her yerde kaba tavırlarla karşılaşmanız pek mümkün. Ancak turizmin gelişmesiyle Bulgarlar da, en azından bazıları, gelir kapısının sevecenlik ve iyi muameleden geldiğinin farkına vardı. Biz bu seyahatimiz sırasında gittiğimiz yerlerde bu konuda hiçbir sıkıntı yaşamadık.

Kırcaali Glavatartsi'de kaldığımız evin içi

Gezi Tarihi: Ağustos 2011