Doğa uyandı, otlar yeşerdi; Ege'ye ve lezzetlerine doğru yol almanın tam zamanı. Biraz Ege otu, biraz balık, oğlaklar, nefis kalamarlar, keşkekler... Hepsi son Alaçatı, Urla, Seferihisar gezimizde karşımıza çıktı. Taptaze lezzetler hem soframızı donattı, hem de nefis tatları ile bize bayram ettirdi...

Ege Otları

Bahar demek ot demek, ot demek sağlık demek... Ege'de yenilen ne çok ot çeşidi varmış, biz İstanbullular'ın bihaber olduğu. Kimisini şöyle bir duyduğum, kimisini de bu da mı yeniliyormuş diye şaşırdığım birçok çeşit.

Avrasya Ev Yemekleri, Alaçatı

Ege'nin nefis otları ve lezzetli zeytinyağlı çeşitleri Alaçatı'daki Avrasya Ev Yemekleri'nde ilk karşımıza çıktı. Var olan bir sürü yemek çeşidinden gözümüz döndü! Şevketi bostanlı oğlak, zeytinyağlı turp otu, cibes, rezene ve şevketi bostan, bakla, taze enginar... Güzel bir sofra donattık, buralara kadar gelmişken olabildiğince fazla lezzeti tatmaya çalıştık...
Yaprakları ile yenilen zeytinyağlı taze enginar nefisti, otlar zaten şahane, şevketi bostanlı oğlak ise anlatılmaz lezzette...

Alaçatı Pazarı

Baktık Ege otları ve enginarların tam zamanı, soluğu doğrudan Cumartesi günleri kurulan Alaçatı pazarında aldık. Tezgah tezgah satılan böreklik otları, cibesleri, radikaları, sakız enginarları gördükçe bayıldım. Bir taraftan da bu lezzetlere İstanbul'da ulaşamadığımız için üzüldüm...
Daha önce enginar mevsiminde Roma'dan yolumuz geçtiğinde Roma usulü enginarı keşfetmiş, kızarmış ve fırınlanmış enginarların yaprakları ile bütün bütün yenilmesine bayılmıştık. İşte buradaki sakız cinsi enginarlar da Roma'dakiler gibi körpecik, yaprakları ile yemelikti. İzmir civarında yetişen ince, uzun, küçük başlı, dikensiz yapraklı sakız cinsi enginarlar, bizim alışık olduğumuz bodur, büyük kafalı, yaprakları dikenli ve sadece çanakları yenilen Bayrampaşa enginarından oldukça farklı. Nisan ayına kadar süren sakız enginarları kaçırmamalı...
Alaçatı pazarında dikkatimi çeken bir başka Ege güzelliği rezeneydi. Avrupa'da sık sık karşımıza çıkan bu lezzetli sebze İstanbul'da hemen hiç yokken burada pazar tezgahlarını süslüyordu...

Sığacık Pazarı, Seferihisar

Alaçatı pazarında görmüş olduğumuz ot çeşitliliği şaşkınlığı sonrası Pazar günü de Sığacık Pazarı'na gittik. Biraz olsun gözümün alıştığı binbir çeşit ota burada daha bir bilen gözlerle bakabildim. Kimi otları satan yerel üreticilerden farklı otların isimlerini öğrendim, kimi nasıl pişirildikleri ile ilgili tarifler aldım. Gayet de uygun fiyatlı olan Sığacık pazarından da bol bol alışveriş yaptım...
Alt kısımları bembeyaz, kıkrdağımsı, yaprakları dikenli şevketi bostandan aldım. Kuzu yemeklerine çok yakışan şevketi bostanın ben evde hem kuzu yemeğini, hem zeytinyağlısını yaptım... (tabii biz eve dönüp pişirene dek beyaz kökümsü kısmı sarardı.)
Bir nevi kara lahana olan cibesten aldım, eve gidince güzel bir kavurmasını yaptım..
Bana Barselona'da karşılaştığımız calçot'ları hatırlatan bir tür yabani pırasa olan ve tadı normal pırasaya göre oldukça acı olan körmenlerden aldım...
Böreklere çok yakışan ısırgan otunu da tabii ki sepete ekledim...
Benim aldıklarım dışında pazar tezgahlarını süsleyen taptaze daha onlarca ot çeşiti vardı. Ebegömeci, Arap saçı, hardal otu, hindiba, çoban düdüğü, labada, kaz ayağı ve daha birçok çeşit. Hepsini tatma fırsatım olmasa da yemek lügatım bu pazarlar sonrası kesinlikle zenginleşti...

Balık ve Deniz Mahsulleri

Ege'ye gidip şöyle balıklı, mezeli mükellef bir sofra donatmamak olmaz tabii. Biz de dolaştığımız yerlerde derya kuzularını ihmal etmedik, tazecik balıkların, deniz mahsüllerinin tadını çıkarttık...

Kaptan'ın Yeri, Alaçatı

Alaçatı'nın merkezinde küçük salaş bir yer. Restoran hakkındaki yorumlara baktığımızda hemen herkes kalamarlarını övüyordu. Neymiş bu kalamarların güzelliği diye merak edip ısmarladığımızda ise övgülerin haklılığını gördük. Şimdiye dek yediğimiz en yumuşak kalamarlardı. Lokum gibi, pamuk gibi...
Yediğimiz diğer mezeler ve balıklar kalamar ile yarışır nitelikte değildi ama sırf o kalamarlar için bile Kaptan'a gitmeye değer...

Akın'ın Yeri, Özbek Köyü, Urla

Akın'ın Yeri'nin internette fotoğraflarını gördüğümde kesinlikle buraya gidilmeli demiştim. Ancak Avrupa şehirlerindeki restoranlarda görmeye alışık olduğumuz balık dışı kabuklu ve diğer deniz mahsulleri süslüyordu gördüğüm resimdeki tezgahını. Yolumuzu Urla civarından geçirip Özbek Köyü limanını ve Akın'ın Yeri'ni bulduk...
Tabii biz küçük bir balık lokantası bekliyorken, çift salonunda ve bahçesinde bir sürü masası bulunan bir yer gördüğümüzde şaşırdık. Pazar akşamüstü gittiğimiz restorana girerken rezervasyonunuz var mı diye soruldu, olmadığını söyleyince güç bela boş olan son masaya oturabildik.
Restoranda sipariş verme şekli tezgahın başına geçip istediğin balık, deniz mahsullü ve mezelerini seçtiğin ve masa numaranı söylediğin bir sistem şeklindeydi. Biz de tezgah başına geçtik. Tabii yoğun bir günün akşamında gittiğimizde tezgahtaki çeşitler bitti bitecekti. Bizim önümüze geçip onlar için ayrılmış balıkları seçen müdavimleri de izlediğimiz uzun bir bekleyişten sonra en sonunda sıra bize geldi. Hem balık tezgahından, hem de meze dolabından bol bol çeşit denedik: çilek barbun, kalmar dolması, bebek kalamar ızgara, istridye, jumbo karides, şişte sardalya, balıklı pazı dolması, ahtapot ızgara, Ege otları, marine levrek ve hamsi...
jumbo karides, Akın'ın Yeri Özbek Köyü, Urla İzmir istrşdye, Akın'ın Yeri Özbek Köyü Urla İzmir
ahtapot ızgara, Akın'ın Yeri Özbek Köyü, Urla İzmir
Lezzetlerin hepsi tazecikti, özellikle çilek barbuna ve kalamar dolmasına bayıldık. Bazı çeşitler ise, özellikle tam kızarmamış ızgara çeşitleri, benim ağız tadıma uygun değildi.
Genel olarak farklı ve ilginç çeşitler denenebilecek bir yer Akın'ın Yeri ancak bana göre bir balık restoranı bu kadar büyük ve kalabalık olmamalı.

Buralara Has Lezzetler

Özellikle Sığacık Pazarı açık bir gastronomi fuarı güzelliğinde. Pazarda Seferihisar yaprakları ile yapılmış yaprak dolmalarından, kabak çiçeği dolmalarına, şerbetlerden, keşkeklere ve tepsi tepsi börek ve baklavalara bir sürü lezzeti tadıp yiyebiliyorsunuz.
Sığacık Pazarı'ndaki dolmalar, börekler, tatlılar Seferihisar İzmir kabak çiçeği dolması, Sığacık Pazarı Seferihisar İzmir
otlu ve kıymalı börek, Sığacık Pazarı Seferihisar İzmir keşkek, Sığacık Pazarı Seferihisar İzmir
Ege usulü yapılmış zeytinyağlı dolmalar, daha mevsimi gelmemesine rağmen dondurucuda saklanıp yapılmış kabak çiçeği dolmaları, otlu, kıymalı börekler ve tabii keşkekler aldık, açık havada, çok güzel bir ortamda afiyetle yedik...

Dost Pide, Ilıca

Ilıca'da açık olan tek tük yer bomboşken Dost Pide dopdoluydu. Biz de namı kulağımıza çok çalınmış olan pidecide oturduk, kaşarlı ve kıymalı pidelerimizi söyledik.
Pideler tek kelime ile şahaneydi, çıtır çıtır ve nefis. İlgi, alaka ve servis ise pidelerden bile daha şahaneydi. Zaten hamur işi düşkünü olan oğlum koca pideyi sildi süpürdü. Dost Pide ününü gerçekten hak eder nitelikteydi.

Ege Kahvaltısı

Güzel Anadolu'mun her köşesinde birbirinden güzel kahvaltılar bulmak mümkün. Ancak tüm çeşitler arasında bana en çok hitap edeni Ege kahvaltısı: ferah ferah ve hafif. Alaçatı gezimizde biz kahvaltımızı kaldığımız Asma Han otelde yaptık. Çeşit çeşit peynirler, domates biberli lor, zeytinler, lezziz bir zeytin yağı... Enginar, limon ve bu yörede yetişen bir turunç çeşitli reçeller... Hepsi harikaydı...

Sakızlı Tatlar

İmren Tatlı ve Helva Evi, Alaçatı

Türkiye'nin tek sakız ağacı bahçesi olan Alaçatı'ya gidip de sakızlı tatlar denememek olmazdı. Alaçatı gezimizin son durağı olarak Alaçatı çarşısındaki İmren Tatlı ve Helva Evi'nde oturduk.
Supangle ve kara helva yanında bir de sakız tatlısı aldık. Tatlı yedik, tatlı konuştuk ve iyi ki bir Şubat günü buralara geldik dedik...
Gezi Tarihi: Şubat 2014