Alaçatı şüphesiz son yılların en popüler turizm destinasyonlarından. Aynı Türkbükü'nde olduğu gibi Alaçatı'da da tatil yapmak ayrı bir statü haline gelmeye başladı. Bir yer bu kadar popüler oldu mu ben biraz uzak durmayı yeğleyenlerdenim. Ama bir taraftan nedir bu yerin büyüsü deyip daha sakin zamanlarında ziyaret ederim. İşte havaların yeni yeni ısındığı bir haftasonu yolumuzu Alaçatı'ya yönelttik. Sakin Alaçatı'nın tadını çıkarttık...
Alaçatı'daki mavi cumbalı taş evler
Belde girişindeki yel değirmenlerinin beklediği, taş sokaklı, mavi cumbalı Rum evli Alaçatı'yı dolaşırken güzelliğinin kaynağını hissettim: Alaçatı'nın bir ruhu vardı. Sadece denize yakın olduğu için popüler tatil yerlerinin çok ötesinde Alaçatı, dolaştığınız her sokağında bir yaşanmışlık, bir güzellik var.
Alaçatı çarşısında dolaşırken
Zaten en yakın denizin birkaç kilometre uzakta olmasına rağmen bu kadar ünlenmesinin sebebi de bu güzel atmosferi olsa gerek. Alaçatı sokaklarında dolaşırken ben sanki İtalya'da, Güney Fransa'daki taş mimarili, elit bir kasabada dolaşıyormuşum gibi hissettim.
Alaçatı'nın taş sokaklarında dolaşırken

Alaçatı'yı nispeten sakin günlerinde ziyaret etmemize rağmen sokaklar bomboş değildi. Çeşme'nin diğer semtlerinde pek az kişiye rastlıyorken Alaçatı'nın açık olan cafeleri ve restoranlarının çoğu doluydu. Her geçen gün yenilerinin eklendiği butik otel cenneti Alaçatı'da sezon dışı olmasına rağmen 40-50 açık butik otel bulunabiliyordu. Cafelerde oturan, sokaklarda dolaşan pek çok Alaçatı müdaviminden ise hep aynı sözcükler kulağımıza çalınıyordu: "Alaçatı'nın tadı asıl şimdi çıkarılır, yazın insan kalabalığından sokaklarında yürümek mümkün olamıyor."

booking.com logo Alaçatı Otelleri Fiyatları
İmren'de tatlılarımızı yerken, Alaçatı
Biz de öyle yaptık, Alaçatı sokaklarında rahat rahat dolaşmanın doyasıya tadını çıkarttık. Sakin sokaklarına daldık, taş sokaklarında koştuk...

Açık olmayan restoranlar, butikler vardı ama var olan kasabı, bakkalı, antikacısı, tatlıcısı ile has Alaçatı'yı hissetme fırsatımız oldu. Abartıdan uzak eskilerin ruhunu yaşatan yerleri...
İmren'de oturduk sakız tatlılarımızı yedik, Alaçatı pazarına gittik Ege otları arasında dolaştık...
Alaçatı'ya en yakın deniz olan sörfçüler plajına ve Alaçatı marinaya gittik.
Yaz günleri dopdolu olduğunu tahmin edebildiğim sörf okullarında kimsecikler yoktu. İncecik kumlu kumsal bomboş, deniz bile kıpırtısız, dalgasız duruyordu.


Alaçatı plajına geçtik, ünlü rüzgarını ve denizdeki dalgaları selamladık.
Alaçatı'ya yakın diğer plaj olan Ilıca'ya gittik. Kartpostallardan çıkmışçasına manzaralar sunan incecik kumlu upuzun sahiline, dalgasız turkuaz renkli harika denizine hayran kaldık.
Alaçatı tatilimizde bol bol Ege havası aldık, Alaçatı'nın ününü hak ettiği güzelliğinin tadını çıkarttık...
booking.com logo Çeşme Otelleri Fiyatları

Gezi Tarihi: Şubat 2014