Çokça namını duyduğumuz, Mercat de La Boqueria içindeki en iyi yer olarak bilinen El Quim Pazar ve Pazartesi kapalı olduğu için Cumartesi günü uçaktan indikten sonra Barselona'daki ilk durağımız oldu. Pazar içinde epey aradıktan sonra deniz mahsüllerinin yoğunlaştığı bir noktada karşımızda beliriverdi. Beklediğimiz gibi hiç yer yoktu. Üstüne üstlük sıra da olmadığını gördük. Bir yere oturmanın en kolay yolu oturanların tabaklarındaki yemek miktarına göre kimin önce bitireceğini kestirip onun arkasında beklemek. Bu durum oturan için rahatsızlık veriyormuş gibi gelse de oturunca yemek dışında bir şey düşünülmediğinden pek de öyle bir hissiyat oluşmuyor.
Ayakta beklerken etrafta gözlemlediğimiz şekilde menü isteyip önceden göz atmaya başladık. Menüdeki standart yemeklerden seçilebildiği gibi dolaplarda gözüken günlük yemeklerden de ısmarlanabiliyor. Ayrıca karşıdaki tahtada yazan menüye göre her gün farklı yemek hazırlıyorlarmış, onları da sormak gerekiyormuş.

Önümüzdekiler kalkıp bizim oturma sıramız geldiğinde ne istediğimize karar vermiştik. Menüden seçecektik. Bir kalem verdiler ve menü üzerinde istediğimiz yemekleri seçip menüyü geri verdik. El işaretiyle ne içeceğimiz de sorulunca 2 cava sipariş ettik.
Hazır olan pulpito geldi ilk önce. Küçük ahtapot yemeği. Bizim gibi ahatapot sevenler için biçilmiş kaftandı. İkimiz de çok beğendik. Sosu özellikle çok güzeldi, tam ekmek bandırılacak bir yemekti.
Bu noktada ekmeğimizin olmadığını farkettik ve istedik, meğer istemek gerekiyormuş. Şahane bir ekmek geldi, Barselona'da güzel ekmek yiyeceğim hiç aklıma gelmemişti, fakat bu ekmekle başlayan seri hiç bozulmadı, her yerde ekmekler çok lezzetliydi, Fransız ekmeğini andırıyorlardı.
Hemen sonra kum midyeleri (almejas -clams) geldi. Çok tazeydiler ve çok güzel pişmişlerdi, tam olması gerektiği gibiydi.
Yemeğin zirvesini karideslerle (gambas) yaşadık. Pazarda El Quim'i ararken deniz ürünleri satılan yerlerde gördüğümüz o güzel karidesler karşımızdaydı. Cömert bir porsiyon olarak nitelendirdiğimiz 5 tane büyükçe jumbo karides geldi. Izgara yapılmışlardı, biraz baharat tadı geliyordu. Tatları ise inanılmaz güzeldi. Bize iyi ki gelmişiz dedirten, ayakta beklediğimiz sırayı unutturan bir lezzet oldu.
Cava sonrası biralarını da tatma fırsatım oldu. San Miguel pilsner tarzı fıçı biraları vardı, biraz acımsı bir tadı olmakla beraber fena değildi, karidesle güzel gitti.

Pazartesi günü pazara tekrar gittiğimizde deniz mahsülü satan yerlerin tamamının kapalı olduğunu gördük. Pazar günü ise pazar bomboştu. Muhtemelen taze deniz mahsülü gelmediği için El Quim'in Pazar ve Pazartesi günleri açılmadığına kanaat getirdik.

Biz deniz mahsülü yedik ama etrafta sebze ve et yiyenler de vardı. Özellikle enginar mevsimi başladığı için enginar revaçtaydı. Tatlıları da çokça tercih ediliyordu.

Fiyatlar genelde uygun. Deniz mahsülü diğer yemeklere göre biraz daha pahalı ama onlar da ancak bu kadar uyguna verilebilir, nerdeyse pazarda satılan fiyatlara taze ve lezzetli ürünler sunuyorlar.

Sonuç olarak Barselona'da ilk yediğimiz yemekten çok zevk aldık. Bizim için farklı bir deneyimdi ama etrafı gözlemleyerek problemsiz bir hizmet aldık.

El Quim de La Boqueria Mercat de la Boqueria 584-585-606-607-608-609, c/Rambles 91, 08002 Barselona elquimdelaboqueria.com foursquare Pazar, Pazartesi kapalı, Cuma-Cmt 7-17, diğer günler 7-16 açık
Spesiyaliteler 15 ila 20 euro arası. Diğer yemekler genelde 10 euro'nun altında.