Bozcaada'ya ilk seyahatimiz 2000'li yılların başıydı. Henüz yeni keşfetmeye çalıştığımız adayı daha o zaman ne kadar çok kişinin çoktan keşfetmiş hınca hınç doldurduğunu gördüğümüzde çok şaşırmıştık. Geçen süre içinde ada her geçen yıl daha da popülerleşti, artan talep karşısında yeni yeni oteller, pansiyonlar ve tesisler açıldı. Bu üçüncü gidişimizde yoğun kalabalıklarla karşılaşmayıp daha sakin bir zamanda gitmeye karar verdik. Malum üç dört gün tatilin bir araya geldiği Bayram ve resmi tatillerde adaya ulaşmaktan yer bulabilmeye kadar herşey işkenceye dönüşüyor. Bu sebeple biz biraz kafa dinleyip adanın tadını çıkarabilmek için bağbozumu festivalinden bir hafta önce adaya gitmeye karar verdik.

Ada nispeten daha sakindi ancak boş değildi. Pazar günü gelenlerin çoğu geri döndüler ama yine de Pazar akşamında da restoranların çoğu doluydu. Anlaşılan Bozcaada'nın her mevsim müdavimleri var...
Ada sokaklarında dolaşırken yer yer Rum tavernalarının, güzel kafelerin, güzel çiçekli şirin evlerin önünden geçerken buranın gayet turistik Yunan adalarından ne farkı var ki dedim. Gezdiğim her sokağı çok beğendim hepsini fotoğraflamak istedim.

Bozcaada küçük bir ada ve güzelliği böyle küçük olmasında. Özellikle merkezi derli toplu, her şeyin yeri belli. Fırını, pastanesi, kilisesi, camisi, kalesi, sahili, restoranı hepsi kısa bir yürüyüş mesafesi uzaklığında.

Bozcaada bağcılık yapılan bir ada. Güzel güzel bağları ve bağ evlerini gören herkes içinden ah şuracıkta ben de bir yer alsam diye geçirir. Dolayısıyla şarapçılık da gelişmiş adada. Sokak aralarında dolaşırken Talay'ın önüne sıralanmış traktörlerin üzümlerini boşaltmalarını görebiliyorsunuz mevsiminde gittiğinizde.

Gelelim faydalı bilgilere:
Ulaşım: Adaya ulaşım feribotla yapılıyor. Yaz döneminde feribot seferleri akşama kadar saat başlarında yapılıyor. Ödeme Geyikli iskelesinde yapılıyor, dönüşte bilet alınmıyor. Kalabalık dönemlerde uzayıp giden feribot kuyruğu başa bela olabiliyor. Dediklerine göre son Ramazan bayramında adaya binlerce araç gelmiş. (Son gidişimizde adadan dönüş  feribotu için rezervasyon sistemine geçildiğini gördük. Telefon edip dönüş feribotu için rezervasyon yapabiliyorsunuz. Böylece dönüşte sıra olsa bile sizin rezervasyonunuz olduğu için öne geçip feribota binebiliyorsunuz.)


Konaklama: Son yıllarda birçok yeni otel ve pansiyonun ilavesiyle adada konaklama imkanı çok fazla. Yine de biraz seçiciyseniz kalabalık dönemlerde belirlediğiniz belli başlı otellerde yer bulmanız zor olabiliyor. Aynı kategorideki otellerde en popüleri de olsa daha vasatı da olsa oda fiyatları aynı.

Biz şimdiye dek dört farklı otelde kaldık. Adaya ilk gidişimizde rezervasyon yaptırmadan gitmiştik. Yine bir festival haftasına denk gelmiştik ve nereye sorsak yer bulamamıştık. Gece ilerlerken Ege Otel'den yer bulduk. Eski mektebin restore edilmesiyle güzel bir otel yapmışlardı. Kahvaltısı da iyiydi. Bizim Ege Otel'de beğenmediğimiz şey sahibinin misafirperverlikten uzak ukalalığa varan tavırlarıydı. Bu sebeple bir sonraki gidişimizde fena bir otel olmamasına rağmen Ege Oteli tercih etmedik.

İkinci gidişimizde Bozcaada rehberinden araştırıp bahçesi olduğu için Fahri Otel'i tercih ettik. Ancak maalesef oteli çok da beğenmedik. Otelden çok pansiyon gibiydi. Kahvaltısı hiç iyi değildi. Ezine'nin dibindeki bir yer olmasına rağmen güzel peyniri bile yoktu.

Bu son gidişimizde merkez dışında Aral Tatil Çiftliği (yazısı için tıklayın) ve merkezde Kaikias otelde (yazısı için tıklayın) kaldık. Her ikisini de çok beğendik.

booking.com logo Bozcaada Otelleri Fiyatları

! Aklınızda olsun,
booking.com logo rezervasyonlarınızı GezenAnne.com'daki linkler üzerinden yaparsanız sizin için bir kayıp olmaz, benim Gezen Anne projeme devam edebilmem için katkı sağlar.


Yeme-içme: Birçok alternatif mevcut. Biz ev yemeğinde Şükrü Usta'yı tercih ettik. Oğlum için gitmiş olduğum halde ona pek de yediremesem de zeytin yağlılarından et yemeklerine hepsi lezzetliydi. Balık restorlarından bizim tercihimiz Koreli'ydi (yazısı için tıklayın). (Bozcaada merkezdeki Koreli kapanmış, ama Ayazma plajındaki hala duruyor.) Ancak gerek sahilde gerekse içeride başka bir sürü yer var. Daha fazla gecemiz olsaydı içerideki Rum tavernalarından birini denemek isterdim. (Bir sonraki gidişimizde denedik, Sandal restoranda yedik. Şahane özgün mezeler, müthiş atmosfer, şu kadarını söyleyeyim bence sırf Sandal'da yemek yemek için bile Bozcaada'ya gidilir!)


Adada klasikleşen bir başka lezzet de reçelleri, özellikle domates reçelleri. Aklınıza gelebilecek her şeyden reçel yapılabiliyor, gelincikten bile...

Bozcaada'nın bir başka klasiği Çiçek pastanesi ve fırını. Zaten özellikle adadan ayrılan hemen herkesin elinde Çiçek pastanesi torbalarından görüyorsunuz. Kurabiyeleri gerçekten çok lezzetli. İster fırından al güzel çay bahçelerin birinde demli bir çayla yudumla, ya da sahildeki pastanesine git sokağa atılmış masaların birine kurul orda tat kurabiyeleri... Zaten böyle küçük yerlerdeki pastanelerin tadı bir başka oluyor bana kalırsa, bir limonata içmek için bile oturup zevkine varılmalı.

Çiçek pastanesinde otururken Çiçek fırını, Bozcaada

Eğer mevsiminde gidildiyse adada üzüm yememek olmaz tabii. Biz dönerken bir kasa kara üzümümüzü aldık. Bu yılkı üzümler daha bir sulu sulu ve tatlıydı. Tabii bu kadar sulu olmaları şarapçılık için pek de iyi olmasa gerek.

Ve tabii ki şarap. Daha önceki gidişlerimizde de gidip tadım yaptığımız Corvus şarapçılık tadım uygulamasından vazgeçmiş. Tadım fabrikamızda diyorlar ama biz Bozcaada turu yaparken fabrikanın önünden geçtiğimizde öyle tadım yapılabilecek turistik bir yer görememiş ve merak ettiğimiz halde yolumuza devam etmiştik. Son yıllarda Corvus şaraplarının madalyalar kazanıp ünlenmesiyle böyle bir karar vermiş olsalar gerek. Ama ben şarap memleketine gelmişken zaten İstanbul'da da bulabildiğim şarapları neden tatmadan alayım ki. Dolayısıyla şarap satın almak için Talay'ın mağazasına gittik. Yöresel üzümlerden yapılan şarapları tatma fırsatı bulduk ve en hoşumuza giden ada üzümünden yapılma şaraplarımızı aldık.
Bozcaada şarapları üzümleri aşıran kargalar, Bozcaada

Uzun lafın kısası güzel bir yer Bozcaada. Gidip görmeli, yemeli içmeli, şöyle bir kafa dinlemeli...


Gezi Tarihi: Eylül 2012, yeniden düzenleme Mayıs 2015