Ayvalık'a her gelenin bir uğradığı yerdir Şeytan Sofrası. Çevreye göre yüksekçe olan bir tepenin üzerinde bir taşta şeytanın ayak izi olduğu rivayet edilir ve kalabalıklar bu izi görmeye gelir. Ancak bana göre Şeytan Sofrası'nın cazibesi bu taş değil de şahane manzarasıdır.


Düzgün asfalt bir yolla tepenin en üstüne çıktık ve arabamızı park ettik. Aslında Şeytan Sofrası'nda gün batımında güneşi batırmak meşhurdur ama bizim gitmiş olduğumuz sabah saatinde bile otobüs otobüs insanlar gelmişti.

Ayvalık, Şeytan Sofrası, Neden? Ayvalık, Şeytan Sofrası'nda

Tepedeki manzarayı görünce gözlerimize inanamadık. Masmavi, şahane bir koy hemen tepenin altında uzanıyordu. Karşı kıyılardan gözükmeyen bu koy adeta gizli bir cennet görüntüsündeydi.



Ayrıca bulunduğumuz noktadan Cunda, Ayvalık, Midilli ve daha birçok ada da gözüküyordu. Seyre doyum olmayan harika bir manzara.



Sonra gittik tepenin bir kenerındaki şu meşhur şeytanın taştan ayak izini görmeye. Ayak izi demir parmaklıklarla çevrelenmiş. İzin olduğu havuzcuğa bir sürü dilek parası atılmış. İz etrafına da bu güzel manzara noktasında gözü fena halde rahatsız eden kağıt mendilden dilekler bağlanmıştı. Eskiden bu tarz dilekler için kırmızı ve renkli ipler bağlanırdı ve güzel bir renk cümbüşü olurdu. Buradaki görüntü ise tam bir felaket.


Tepe üzerinde dolaştık. Zaten topu topu minik bir alan olan tepede iki tane cafe restoran ve park yeri olarak kullanılan genişçe bir meydan var.



Yazıtlardan tepe ile ilgili efsaneleri okuduk.


Şahane manzaraya bir kez daha göz attık ve yolumuza devam ettik...


İlgili yazılarım:

Gezi Tarihi: Mayıs 2013