Güney İtalya denince akla ilk Sicilya sonra da Napoli ve Capri Adası geliyor. Ancak bunların dışında bir bölge var ki sarp kayalıkların üzerine kurulmuş küçük kasabalardan oluşmuş ve bu kasabalara kayaların yamacındaki uçurum kenarından giden yollarla ulaşılıyor: Amalfi Kıyıları. Bu seyahatimizde Napoli, Pompei, Capri adası, Sorrento, Amalfi ve Positano'ya gittik. Tüm bölgeyi çok sevdik ama özellikle Amalfi kıyısına ve Positano'ya bayıldık.
Positano'ya ulaşmak kolay olmadı. Napoli'ye yaklaşık iki saatlik uçak yolculuğu, yirmi dakikalık havaalanı istasyon transferi (Alibus), bir saatlik Vezüv yanardağı etrfından giden banliyö benzeri tren yolculuğu (Circumvesuviana) ile Sorrento'ya ulaştık. Sorrento'dan da Amalfi kıyılarının dik yamaçlarındaki virajlı yollardan giden toplamda 20km olmasına rağmen yaklaşık kırk dakika süren otobüs yolculuğu sonrası Positano'ya ulaştık.
Positano'ya ulaşınca sarp yamaca kurulmuş muhitte yüzlerce merdiven inmeniz gerekiyor ki çarşısına, plajına veya otelinize ulaşabilin.
Biz bunların hepsini yaptık, biraz yorulduk ama bu yorulmaya değdi mi Positano? Sonuna kadar...
Positano, şirin, butik bir tatil kasabası. Hakkında Amalfi kıyısının incisi deniliyor. Bir dağın en altından en tepesine kadar birbirinin manzarasını örtmeyecek şekilde taş üstüne inşa edilmiş evlerden oluşuyor. Bu evlerin arasında ise labirent gibi merdiven yollar var. Biz o yüzlerce dik merdivenden nefes nefese inmeye veya çıkmaya çalışırken altmışlık yetmişlik delikanlılar "buon giorno" deyip gayet rahat şekilde yanımızdan geçiyordu. Şirin evler, sıcak insanlar, nefis bir doğa, mis gibi hava, harika manzara hepsi Positano'da.
Positano'dan, daha da dar yollardan giden yine bir kırk dakikalık otobüs yolculuğu sonrası Amalfi'ye geçtik.
Amalfi, Positano'ya göre daha büyükçe bir kasaba. Dağların arasında bir vadiye kurulmuş. Güzel, bu bölgeye göre geniş bir sahili var. Şirin çarşısı, Duomo'su, sahil şeridi ile güzel bir sayfiye kasabası.
Amalfi sonrası tekrar Sorrento'ya döndük. Yine sarp bir kayalığın üzerine kurulmuş olan şehir, Napoli ve Capri adasına yakınlığı ve ulaşımının nispeten daha kolay olması sebebiyle diğer Amalfi kıyısı kasabalarına göre daha çok gelişmiş.

Tüm Amalfi kıyısında olduğu gibi burada da bol bol limon ve portakal bahçeleri var. Hatta sokak kenarındaki ağaçlarda bile turuncu turuncu mandalinalar vardı.
Güzel bir şehir olmasına rağmen Sorrento'da yapılabilecekler kısıtlı. Bu sebeple şehir daha çok Amalfi kıyısı, Capri adası veya Pompei'ye rahatlıkla ulaşılabilecek bir merkez olarak kullanılıyor.
Sorrento'nun sarp kayalıklarının dibindeki limanına gitmek için ücretli asansörleri kullanıp Amalfi kıyısnın en ünlü adası olan Capri'ye gitmek üzere feribota bindik ve adaya geçtik. Sezonda gidildiğinde dünya jet sosyetesinin merkezi olan ada bu mevsimde daha sakindi.
Ada, Capri ve Anacapri adında iki merkezden oluşuyor. Capri daha çok turistik dükkanların ve otellerin yoğunlaştığı yerken Anacapri'de daha çok yerel halkın yaşadığı evler var. Fünikülerle yer yer limon bahçeleri arasından Capri şehrine geçtik. Şehri ve civarını dolaştık. Güzel dar sokaklarını, merkez dışındaki limon bahçelerini, sarp kayalarını çok beğendik.
Ada içi ulaşımda kullanılan minibüslere binip sarp dağ yolundan Anacapri'ye geçtik. Mevsim dışı olduğundan Anacapri sokaklarında turistlerden çok okula, kreşe giden çocuklar, işinde gücünde yerel halk vardı. Capri şehrine göre daha geniş sokakları ile şirin bir şehirdi Anacapri.
Anacapri'de yürürken Anacapri'de Casa Rosso önünde
Capri'ye akın akın turist gruplarının geldiğini görünce gitme zamanımızın geldiğini anladık ve limana doğru yöneldik. Bu sefer feribotla değil de biraz daha hızlı giden deniz otobüsüyle anakaraya geçecektik. Kaldığımız oteldeki görevli bizi uyarmıştı deniz biraz dalgalı bugün diye ama bu kadar dalgalı olabileceğine hiç ihtimal vermemiştik. Sanki açık denizde ufak bir tekneyle dev dalgalarla savaşıyormuşçasına limitlerimizi zorlayan bir yolculuk sonrası anakaraya ayak bastığımız için şükrettik.
Çok fazla vaktimiz olmamasına rağmen biraz da Napoli şehrini dolaşmak istedik. Havaalanında istasyona kadarki gördüğüm şehir, boyası dökülmüş evler, balkonlardan sarkan çamaşırlar, evlerin üstünde sıra sıra antenlerden ibaretti. Bu sefer liman çevresini dolaştık. Daha önceki izlenimimden sonra bu çevredeki inanılmaz boyutlardaki tarihi binalar karşısında çok şaşırdım. Ancak o güzel binaların hemen arka sokaklarında yine balkonlarından çamaşırlar sarkan evler vardı. Diğer İtalyan şehirlerine göre çok kalabalık, bol trafikli, dinamik, enerji dolu bir şehir Napoli...
Sarp yolları, güzel kasabaları ve sıcak insanları ile Güney İtalya ve Amalfi kıyılarını çok sevdik. Daha önce kuzeyde Cinque Terre'yi gördüğümüzde şaşırmış, bayılmış, allak bullak olmuştuk. Amalfi kıyıları da aynı duyguları uyandırdı bizde, güzelliği ile adeta büyüledi...
Gezi Tarihi: Mart 2013