Louvre müzesi ve önündeki cam piramit, Paris

Louvre Müzesi'nden Arc de Triomphe'a... Bu rotada yürümek hem çok keyifli hem de Paris'teki belli başlı yerleri görmek için iyi bir fırsat. Müzeler, parklar, saraylar, meydanlar, ünlü Champs Elysees hepsi bu rotada. Paris'te geçirecek kısıtlı zamanınız varsa bu caddeyi baştan başa kat edin bir de Eiffel ve Notre Dame'a doğru gidin, mini bir Paris turu yapmış olursunuz...

Louvre müzesi önündeki cam piramit, Paris


Biz yürüyüşümüze Louvre müzesinden başladık. Daha önceki Paris ziyaretimizde Mona Lisa'dan Mısır eserlerine, Fransız sanatçılarından Rönesans'a çok geniş bir sanat koleksiyonu bulunan müzeyi gezmiştik. O kadar çok eser karşısında adeta büyülenmiştik. Ancak kuyruğuydu, dolaşmasıydı derken neredeyse tam bir günü ayırmak gerek müzeye.

Louvre müzesinde dolaşırken, ParisSamothrace'ın kanatlı zafer heykeli (Winged Victory of Samothrace), Louvre Müzesi ParisMona Lisa tablosu, Louvre Müzesi ParisVenus de Milo olarak bilinen Afrodit heykeli, Louvre Müzesi Parisgeniş yer ayrılmış Mısır eserlerinden, Louvre Müzesi Paris

Biz bu sefer müzeye girmeyip Louvre'un hemen yanındaki Tuileries parkına doğru yöneldik. Parkın başında pembe renkli Arc de Triomphe du Carrousel var. Paris zamanında inşa edilirken öylesine bir ahenk içinde olmasına önem verilmiş ki bu Arc du Carrousel, ilerideki meydandaki Concorde anıtı, l'Etoile'deki daha büyük Arc de Triomphe ve daha yakın zamanda yapılmış olan Grande Arche hepsi aynı eksen üzerinde. Açık havada Arc du Carrousel'den baktığınızda Triomphe'a kadar net bir şekilde görebiliyorsunuz.

Louvre Müzesi önü ve arkada Tuileries bahçeleri, Paris

Arc de Triomphe du Carrousel önünde, Paris

Arc de Triomphe du Carrusel ve arkada aynı eksendeki Arc de Triomphe, Paris

Tuileries bizde hayranlık uyandıran bir başka yerdi. Şehrin göbeğinde olabildiğine geniş bir alan park olarak ayrılmıştı. Bizde olsa şimdiki mantıkla canım buraya bir avm konduruverelim olur eminim. Park öylesine güzel ki, labirent çalılar, süs havuzları, ağaçlar, sonbaharda yere dökülen yapraklar... Paris'te dikkatimi çeken bir başka konu parkların zemini. Bizdeki gibi beton yollar yapılmamış. Her yer sıkıştırılmış toprak. Park çalışanları zeminin muntazam olması için sürekli sıkıştırıp düzleştiriyorlardı. İnsanlar da Paris'in göbeğinde toprak zeminde yürüyüp, koşup sporlarını yapıyorlardı.

Tuileries parkında dolaşırken, Paris

Tuileries parkında labirentleri ve heykelleri, Paris

Tuileries parkı, Paris

Tuileries parkında koşanlar, Paris

Tuileries'in değişik çıkış kapıları var biz Concorde meydanındaki devasa dönme dolabın yanındaki kapıdan çıktık. Concorde meydanı malüm Fransız ihtilali sırasında giyotinin kurulup kralından nice önemli adama kadar giyotinden geçirildiği yer. Şu anda ise meydanda dikilitaş, fiskiyeler ve devasa bir dönme dolap var. Yolun karşısında iki at heykeli Champs Elysees'in başını bekliyorlar. Solda Sein nehri üzerindeki köprüyü geçince Parlemento binası var. Sol çaprazda ise güzel havalarda sizi selamlayan Eiffel kulesi...

Tuileries parkının Concorde meydanı çıkışı, Paris

Concorde meydanındaki dikilitaş, Paris Concorde meydanındaki dönmedolap ve dikilitaş, Paris

Champs Elysees caddesi ve caddeyi bekleyen iki at heykeli, Paris

Parlamento binası, Paris

Concorde meydanından Eiffel kulesi manzarası, Paris

Karşıya geçip Champs Elysees'e doğru yolumuza devam ettik. Champs Elysees'in Rond Point'e kadar olan bu ilk yarısı gayet şirin. Yolun iki tarafına hediyelik eşyadan atıştırmalıklara birçok şey satılan kulübe dükkanlar sıralanmış. Adeta bir panayir havasında...

Champs Elysees başındaki kulübe dükkanlar, Paris

Dükkanlar arasından sola ayrılıp cam tavanı ve üzerindeki bayrağı ile bir başka Paris simgesi olan Grand Palais ve karşısındaki Petit Palais'e göz attık. Her iki bina da çeşitli sergilerin ve gösterilerin sergilendiği sanat merkezleri olarak kullanılıyor.

Grand Palais, Paris

Petit Palais, Paris

Saraylar arasından Sein nehrine doğru giden gösterişli köprü dikkatimizi çekiyor: Alexander III köprüsü. Her iki ucunda da altın at heykellerinin süslediği köprü Grand Palais ve Napoleon'un mezarı bulunan Les Invalides'i birleştiriliyor. Les Invalides'in altın sarısı Dome'u şehrin birçok yerinden görülebiliyor.

Alexander III köprüsü

Tekrar Champs Elysees'e döndük ve ünlü caddenin "ooo Champs Elysees" şarkısındaki bölümüne geçtik. Caddenin her iki tarafında lüks mağazalar sıralanmış. Cadde boyunca yine müthiş bir itina ile budanmış ağaçlardaki Fransız bayrakları ile Fransa'da olduğunuzu sonuna kadar hissediyorsunuz.

Champs Elysees'in şık mağazaların bulunduğu bölüm

Champs Elysees'de dolaşırken, Paris

Vee yolun sonunda tam on iki tane caddenin yıldız şekli oluşturarak kesiştiği l'Etoile'a ulaşıyoruz. Caddelerin kesiştiği noktada ise görkemli Arc de Triomphe tüm ihtişamıyla duruyor. Arc'ı Napoleon kazandığı zaferlerinin anısına inşa ettirmiş. Arc üzerinde kazanılan savaşlar ve komutanları yazıyor. Arc'ın altında ise neredeyse yüzyıldır hiç sönmeyen ateş yanıyor. Uzaktan bakınca büyüklüğü çok anlaşılmayan yapı altından bakınca devasalığı daha bir fark ediliyor. Arc gündüz başka güzel, gece ışıklandırıldığında ise bir başka...

Arc de Triomphe, ParisArc de Triomphe'ın altında yanan sönmeyen ateş, Paris
Arc de Triomphe üzerinde yazılı savaş kazandıran asker isimleri, ParisArc de Triomphe'da otururken, Paris
Arc de Triomphe ve arkada Eiffel kulesi (gündüz), Paris
Arc de Triomphe ve arkada Eiffel kulesi (gece), Paris

Gezi Tarihi: Kasım 2012