Akyaka'ya tatile gittiniz ve rüya gibi bir denize mi girmek istiyorsunuz? Araba ile Akyaka'ya yaklaşık yarım saat mesafedeki Akbük tam da öyle bir deniz. Berrak, turkuaz sulu, tamamen dalgasız harika bir deniz...
Akyaka tatilimizin bir gününde Akbük'e gitmeye karar verdik. Önceden araştırmamı yaptım, güzel bir yer olduğunu anladım ama çok da fazla fotoğrafına rastlayamadığım için tam olarak ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Cümbür cemaat ailecek arabaya atladık ve düştük yola. Akyaka Çınar pljının devamından giden yol boyunca orman içinden devam ettik. Bir tarafta yeşil çamlar, diğer tarafta turkuvaz sulu Gökova körfezi nefis manzaralar sunuyordu. Oldukça virajlı, biraz bünyeyi zorlayıcı bir yol olduğundan topu topu yirmi beş kilometre olduğu halde yaklaşık yarım saatte ulaştık Akbük'ün bulunduğu koya...
Koya girmeden ödeme gişeleri ve bariyerle karşılaştık ilk. Akbük koyuna girmek için otopark ücreti şeklinde bir ücret alınıyordu. Ücretimizi ödedik ve önce deniz kıyısı boyunca koyu araba ile dolaşıp etrafa biraz baktık. Bir tarafında yüksek bir dağ ve dağ eteğinde zeytin ve çam ağaçları, diğer tarafında sık bir çam ormanı arasına gömülü bir koydu burası. Koy öylesine korunaklıydı ki denizde tek bir dalga bile yoktu. Daha sonra öğrendiğimiz üzere denizin dalgasızlığı sadece gittiğimiz zamana mahsus değil her daim böyle dalgasızmış.
Kıyı boyunca dizili şezlongların hemen ardından giden yol boyunca baştan başa dolaştık koyu. Akbük'te pek bir yerleşim yoktu sadece denize girmek için gelmiş olan tatilcilere hizmet veren birkaç, büfe, kafe tipi yerler vardı.
Biz bebekli olduğumuzdan deniz kıyısındaki şezlongları değil, gölgelik alanı ve sediri olan bir kafede oturmayı tercih ettik. Aynı zamanda kafenin duş ve tuvaletinden de yararlanabildik.
Yerleşir yerleşmez hemen kendimizi suya attık. Akbük denizi gerçekten rüya gibiydi. Dibi taşlık olduğundan suyu cam gibi berraktı. Taşlar da ufaklı olduğundan çok öyle ayağa batmıyordu. Deniz dört beş metre sonra derinleştiği halde çocukların da oynayabileceği sığ alanı olduğundan çocuklar için de eğlenceliydi.
Adeta bir havuzdaymışçasına Akbük'te yüzdük. Bir tarafta taş ve ormanlarla kaplı koca bir dağ, diğer tarafta muhteşem bir çam ormanı. Öylesine huzurluydu ki insanın sudan çıkası gelmiyordu...
Sabah saatlerinde bomboş olan sahil gün ilerleyince tamamen doldu, deniz kıyısındaki tüm şezlonglarda neredeyse hiç boş yer kalmadı. Ana yollardan sapa ve ulaşımı oldukça zorlu olan Akbük'ün denizini demek ki bilen biliyordu. Biz de bayıldığımız koylar arasına Akbük'ü yazdık. Bir başka vakit yolumuz Akyaka ve civarından geçtiğinde muhakkak tekrar Akbük'e gelinmeli dedik...

Akbük beach Rehberi:

Akbük koyuna nasıl gidilir?: Akyaka'dan 25 km mesafede yer alıyor. Sahil yolundan Akbük tabelalarını takip ederek yaklaşık yarım saatte ulaşılabiliyor.
Akbük Plajı olanakları: Şezlong, şemsiye, büfe, cafe, bakkal, duş, tuvalet var
Akbük plajı giriş ücretleri (2014): Otopark ücreti 15TL, 2 şezlong + 1 şemsiye = 15TL
Yeme içme: büfede tost, köfte ekmek vb, atıştırmalıklar, soğuk meşrubat, vb var
Akbük Muğla Konaklama: Akbük'te çok fazla yerleşim yok, Akyaka yarım saatlik uzaklıkta

Gezi Tarihi: Ağustos 2014