Güzel bir ilkbahar günü Sakarya'nın Karasu ile Kaynarca ilçeleri arasında bulunan Acarlar Longozu'na (subasar ormanı) gitmeye karar verdik. Doğanın yeni yeni uyandığı şu günlerde suya batmış ağaçları, su içindeki bahar çiçeklerini görürüz diye umut ettik. Göldeki nilüferler üzerinde güneşlenen bir iki kurbağa da görebilirsek değmeyin keyfimize.


Acarlar Longozu, İğneada Longozu'ndan sonra Türkiye'de ikinci büyük, tek parça halinde ise en büyük longoz. Longozlar, kendilerini besleyen akarsuların yer altında oluşan setler sebebiyle akamayıp gölet oluşturması ve ormanların bu sularla kaplanmasıyla oluşuyor. Bir başka deyişle tabanı göl olan orman.


Acarlar Longozu ve Kuş Cenneti de barındırdığı birçok endemik ve nadir bitki türü ve kuş türü ile birinci dereceden doğal sit alanı.


Göl yüzeyini kaplayan nilüferler, gölde yüzen ördekler, suya batmış ağaçlar arasında tekne ile dolaşılabildiği gibi hemen kenarında uzanan uzunca köprüde yürüyerek de bu güzellikler keşfedilebilir.


İstanbul'dan çok da uzun olmayan, keyifli bir yolculuk sonrası Acarlar Longozu'na ulaştık. Bizim gelmiş olduğumuz Kandıra yolu üzerinden gelen pek araba olmadığını görünce longoz çevresinin boş olacağını düşünmüştüm. Ancak otoparkın neredeyse dolu olduğunu görünce ziyaretçilerinin çoğunun Karasu tarafından geldiğini anladım.


İnsanlar, longozun hemen girişindeki su üstüne kurulu restoranın dışarıdaki masalarını doldurmuş. Kimi göl kenarında birşeyler yiyip içmekte, kimi cümbür cemaat piknik yapma telaşında idi. Herşey iyi hoş da birinci dereceden sit alanı dediğimiz, Türkiye'de başlıcalarından dediğimiz bu doğa harikasında mangal için açık ateş yakılması bana hiç doğru gelmedi. Bu doğa harikalarının ufak bir kıvılcımla yok olabildiğini unutmamak gerek...


Nisan sonunda gittiğimizden longozun en güzel süsü nilüfer çiçeklerini göremedik. Mayıs, Haziran aylarında nilüferler tüm güzellikleri ile göl yüzeyinin çoğunu kaplamakta ve yer yer ancak bir tekne geçilebilecek mesafe kalmaktaymış.


Longozu dolaşmanın en keyifli şekli şüphesiz tekne veya deniz bisikleti. Ancak yunuslar ile dolaşmayı oğlumun biraz daha büyümüş olduğu bir başka sefere erteleyip göl kenarındaki uzunca köprüden longoz boyunca yürümeye koyulduk.


Daha önceden oldukça kısa olduğunu okuduğum köprü uzatılmış, göl boyunca yeterince dolaşma memnuniyetini yaşadığın, tekne turunu tercih etmeyenler için iyi bir alternatif olmuş.


Longoz boyunca bol bol resim çektik. Suyun içine batmış ağaçlar, nilüferler, çiçekler, suda yüzen ördekler...

Sakarya, Karasu'daki Acarlar Longozu'nda nilüferler arasında dolaşan ördekler Sakarya, Karasu'daki Acarlar Longozu'ndaki nadide göl soğanı
Sakarya, Karasu'daki Acarlar Longozu'ndaki sarı zambaklar Sakarya, Karasu'daki Acarlar Longozu'nda suyun içindeki ağaç gövdesi ve kökleri

Oğluma böcektir, çiçektir göstermeye çalışırken bir baktık elimiz kolumuz yapış yapış olmuş. Meğerse farketmedan yaslandığımız köprü korkuluklarından her tarafımıza reçinler bulaşmış. Reçinesiyle, köprüsüyle o kadar doğal bir ortam yani...


Yer yer köprü boyunca yapılmış olan dinlenme yerlerinde dinlendik, kuş sesleri ile ortamın tadına vardık.


Her yerde vrak sesleriyle bize eşlik eden kurbağaları aradık. Nilüfer yapraklarının üzerinde dinlenen birkaç tanesini görünce çok heyecanlandık.


Yürüyüş sonrası longozun girişinde göl üzerine yapılmış olan restoranın yanına döndük.


Restoran dışındaki çardaklarının yanında çocuk parkı gördük, hemen salıncaklara oturduk sallandık.


Doğa içinde güzel bir ortamda kuş seslerinin eşlik ettiği güzel bir gün geçirdik. Bir ara da nilüferlerin açtığı Haziran ayında da gelmeli deyip bir sonraki durağımız Sakarya Nehri'nin Karadeniz kavuşmasına doğru yola koyulduk.

booking.com logo Sakarya Otelleri Fiyatları


Gezi Tarihi: Nisan 2013

İlgili Yazılar: