Bodrum, Yalıkavak'taki ünlü yeldeğirmeni

Yalıkavak'a gitmek Ege'ye gitmek demek. Güzel sahili, çarşısı, insanları, restoranlarıyla şirin bir Ege kasabasında olduğunuzu hemen hissediyorsunuz. Bir karakteri, ruhu olduğunu görüyorsunuz ve hemen ısınıyorsunuz.



Yalıkavak sahilinde dolaşırken

Bodrum seyahatimiz boyunca yarımadadaki değişik yerleri gezip gördük. Bazısının denizi şahaneydi ama küçük bir köydü, deniz dışında yapılacak pek bir şey yoktu. Diğerleri sonbaharın başladığı şu günlerde bile çok yoğundu. Kalabalıklar yoruyordu... Bir başkasının denizi vardı, restoranı vardı ama ruhu olan bir çarşısı, bir parkı yoktu... Yalıkavak'ta bunların hepsi bir arada var. Güzelliği ve cazibesi de bundan kaynaklanıyor sanırım...


Yalıkavak sahildeki çocuk parkı

Arabamızı park edip etrafa bakınmaya başladığımız zaman ilk fark etiğimiz şey sahildeki güzel parkı, yürüyüş yolları ve tabii ki çocuk parkıydı. Parkta güzelcene bir oynadıktan sonra sahilde biraz yürüdük ve Yalıkavak'ın simgesi ünlü yel değirmenine geldik. Yıllar önce geldiğimizde değirmen yeni restore edilmişti. Zaman ne hızlı ilerliyor, üzerinden yedi sekiz sene geçmiş, değirmenin pervanesinin yelkenleri bile parçalanmıştı...

Yalıkavak Yel değirmeni yanındaki tarihi çapaYalıkavak yel değirmeninde
Yalıkavak yel değirmeninde

Biraz ilerledik, sahildeki denize nazır belediyenin güzel çay bahçesinden geçtik. Kalabalıklar azalmış, ama güzel akşamüstü manzarasının keyfini bir kadeh şarap veya demli bir çayla çıkaranlar vardı...

Bodrum, Yalıkavak sahili

Çarşıya doğru ilerledik. Sahildeki beyaz örtülü, mavi sandalyeli restoranlar güzel bir Ege atmosferi yaratmıştı. Ağaç gölgesinde şakır şakır okey oynayıp muhabbet koyultanlar da o ruhu tamamlamıştı...

Bodrum, Yalıkavak'ta sahildeki restoranlar

Bodrum, Yalıkavak'ta çarşıda gezinirken, Kavaklı köftecisinin önünde

Ufak çarşısında dolaştık. Namını pek duyduğumuz Kavaklı köftecisini bulduk. Bu sefer tatmadık ama bir başka gelişimizde köftelerinin tadına bir bakarız dedik. Balıkçı lokalinin önünde biraz soluklandık. Buralarda herşeyin en tazesini ulaşmak ne güzel dedik ve biraz kıskandık. Balıkların yanı sıra köylü taze bamyasından, kuru incirine kabak çiçeğine kadar değişik değişik şeyler satıyordu.  Elli tane kabak çiçeği bilmek kaç lira... İstanbul'da kabak çiçeği bulmak çok zor, hele bu tazelikte bulmak imkansız tabii...

Yalıkavak sahilde

Kumluk plajındaki tek tük insan Ekim başındaki dalgasız denizin tadını çıkarıyor, sakin ortamda akşamüstü keyfi yapıyordu.

Bodrum, Yalıkavak merkezdeki plaj

Yaz mevsiminde Yalıkavak'ın aşırı kalabalık olduğundan şikayet edenler vardı. Bu sonbahar günlerinde Yalıkavak tam da güzel vakit geçirip huzur bulunacak bir yer. Hatta yaşanacak, bir ömür geçirilecek bir yer...

Yalıkavak sahilinden manzara

Bodrum, Yalıkavak'tan ayrılırken

Gezi Tarihi: Ekim 2012