Bahar geldi, havalar ısınmaya başladı, içimiz kıpır kıpır oldu. Oğlum da artık büyüdü sayılır tam on altı aylık oldu :). Dedik ki yakın bir yerlere gidelim, açık havada dolaşalım, oğlum da dağ tepe yürüme antrenmanları yapsın. Yapmış olduğumuz araştırma sonrasında Legend Otel'e rastladık. Ve bir haftasonu kalmaya karar verdik...
Otel Polonezköy'ün hemen yanındaki Cumhuriyetköy'de. Ana bina ve bungalovlardan oluşan tesis geniş bir alana yayılmış. Yer yer düzlük, yer yer eğimli arazide bir sürü hayvan besleniyor. Tavşanından ördeğe horoza tavus kuşuna hatta lama bile vardı...
Polonezköy Legend Otel'in yeşil bahçesinde hayvanlar arasında dolaşırken
Legend Otel'in bahçesindeki tavus kuşu ve koyunlar Legend Otel'in yeşil bahçesindeki lamalar
Biz havalar henüz tam ısınmadığından ve çocuklu olduğumuzdan otel odasında kaldık. Oda yüksek tavanlı ve oldukça genişti. Bebek yatağı olarak park yatak değil ahşaptan gerçek yatak getirdiler. Bina dışından bakıldığında yer yer boyası eskimiş ve tadilata ihtiyacı varmış gibi görünse de içerisi gayet konforluydu. Otelde ayrıca kapalı havuz da vardı ancak biz oğluşu henüz havuzlara sokmadığımızdan deneme fırsatımız olmadı.
Legend Otel'in geniş, yeşil bahçesinde dolaşırken Legend Otel'de açık alanda yemek yerken
Otelde yarım pansiyon şeklinde konakladık. Ayrıca da öğle yemeği de yedik. Yemekler çok da başarılı değildi. Öğle yemeğinde ısmarladığımız antrikotun ince ve kuru hali hala aklımdadır. Akşam yemeği açık büfe şeklindeydi. Çeşit vardı ancak daha yeni yeni dışarıda yemek yedirdiğimiz oğluma pek birşey yediremedim. Ancak diğer çocuklar köfteleri afiyetle yemişlerdi...
Legend Otel'de açık alanda yemek yerken Polonezköy Legend Otel'in yeşil bahçesinde ilk adımlarımızı atarken
Otelde arazı geniş, oğluş da yürümeye hevesli olunca sürekli bir koşuşturmaca ve oğlumu korumaya çalışma şeklinde geçti haftasonumuz. Bir ara Polonezköy'e doğru gittik de oğlum orada temiz havada sızdı biz de biraz kafa dinleme fırsatı bulabildik.
Polonezköy'de Gülayım Otel'in bahçesinde oturduk. Akşam serinliğinde birer çay içtik. O güzel doğanın ortasında yazın da geldiğini görmenin umuduyla tatlı bir huzur kapladı içimi. Daha çok mangal için gelinen Gülayım otelin bahçesinde içtiğimiz çayların ücretini ödemek istediğimizde garson başka birşey yemediğimiz halde ikramımız olsun dedi, şaşırdık... Genel olarak iyi bir haftasonu geçirdik, bedenen tam olmasa da ruhen iyice dinlendik...
Gezi Tarihi: Mart 2011