Tower Bridge gezimiz, İngiltere'de yasamak

Londra'da yaşamaya başladığımızdan beri, buralara taşınma niyetinde olanlardan sık sık "İngiltere'ye nasıl yerleşebilirim?", Ankara anlaşması, İngiltere'de yaşam masrafları, çalışmak ve eğitim hakkında sorular geliyor. Gelen soruları mini bir röportaj gibi cevaplandırdım. Umarım yardımcı olur...


Siz artık Londra'da mı yaşıyorsunuz?

Evet

İngiltere'ye nasıl yerleşebiliriz?

Ailecek İngiltere'ye yerleşmek için başlıca üç yol izlenebilir:
1. Çalışma vizesi almak: Daha Türkiye'deyken İngiltere'deki bir şirketten işe kabul edildiğiniz takdirde, Tier 2 vizesine (çalışma vizesi) başvurup ailecek İngiltere'ye taşınabilirsiniz. Bence İngiltere'ye taşınmanın en temiz yolu bu. Tabii buradaki bir şirkette işe girebilmeniz için oldukça vasıflı bir mesleğe sahip olmanız gerekir.

2. Avrupa Birliği Pasaportuna sahip olmak: Avrupa Birliği pasaportuna sahipseniz (örneğin Türkiye'deki Bulgaristan göçmenleri) siz ve eşiniz (eşiniz AB vatandaşı olmasa bile) İngiltere'de oturup çalışabilirsiniz. Tabii bunun ucunda hala görüşmeleri devam eden Brexit engeli var ama Mart 2019 yılına kadar bu şekilde gelmek hala mümkün.

3. Ankara Anlaşması: Türkiye Vatandaşları İngiltere'ye gelip bir iş kurdukları, sözleşmeli olarak şirketlerde çalışıp fatura kestikleri takdirde İngiltere'de oturabiliyor. Bizler bu şekilde gelmediğimiz için maalesef Ankara anlaşması hakkında çok ayrıntılı bilgim yok.

Sizi çalıştığınız şirket mi gönderdi yoksa kendiniz mi gidip yerleşmeye karar verdiniz?

Kendimiz gelip yerleştik.

İngiltere'de iş bulabilecek meslekler neler?

Etrafımdaki Türklere baktığımda buralara yerleşip iş bulabildikleri başlıca iki meslek görüyorum: Bilgisayar (yazılım, mühendisliği vb) ve Finans

Ankara Anlaşması ile kendi işimizi kurmak mı, yoksa çalışan olarak başvuru yapmak mı?

Bence çalışan olarak şirketlere başvuru yapmak en temizi çünkü yabancı uyruklu her bir kişinin yasal olarak İngiltere'ye gelmesinin yolu bu. Ankara Anlaşması, buradaki şirketlerin çok bildiği bir durum değil, iş aramalarında şirketlerin ikna edilmesi gerekiyor. Ancak uzaktan, İngiltere'de bir iş bulmanın da kolay olmayacağının farkındayım, bu sebeple son zamanlarda İngiltere'ye gelen Türkler'in çoğu Ankara anlaşması ile geliyor.

İngiltere'de yaşamak için ne kadar İngilizce bilmek gerekir?

Ben orta okulda Anadolu Lisesinde okudum, üniversitede hazırlığı atlayacak kadar İngilizcem vardı, IELTS vb sınavları geçebildim, iş hayatımda yabancı konuklarla iletişime geçecek ve yazışmaları sürdürecek kadar İngilizcem vardı ancak yine de buraya geldikten sonra İngilizce konusunda sudan çıkmış balığa döndüm. Çünkü İngilizce bilmek ve günlük konuların konuşulduğu bir İngilizce'ye hakim olmak bambaşka şeyler. Kulağın konuşulan İngilizce'ye alışması için bile en az altı ay gerekiyor.

İngiltere'de belli bir süre oturduktan sonra vatandaşlığa geçilebiliyor mu?

Evet. Vize tipine göre değişmekle birlikte, İngiltere'de kanuni olarak ortalama beş yıl oturduktan sonra kalıcı oturum (settlement) ve sonrasında vatandaşlık alınabiliyor.

Londra Parkları, Kew Gardens, İngiltere'de yaşamak

İngiltere'de yaşamanın avantajları ve dezavantajları neler?

Avantajları:
- Irkçılığın olmaması ve özellikle Londra'da yabıncıların yadsınmaması
- Çocukların İngilizce'yi ana dil olarak konuşulan yerde öğrenmeleri
- Stressiz yaşantı: hayatın pek çok alanında bu hissedilebiliyor, karşıdan karşıya geçerken arabaların duracağını bilmek bile başlı başına bir rahatlık.
- Herbir bireyin haklarına, özgürlüğüne saygı gösterildiğinin hissedilebilmesi
- Ücretsiz sağlık ve iyi bir eğitim
- Şehir parkları, yeşil alanlar ile dolu doğa ile iç içe yaşantı.
- Kibarlık konusunda birbiri ile yarışan İngilizler. Sokakta yürürken bile pek çok insandan "thank you", "sorry" duyabilirsiniz.
- Kuzey ülkesi olmasına rağmen özellikle Londra çevresinde çok da eksi değerlere düşmeyen bir sıcaklık.
- Londra'da çok iyi bir toplu ulaşım sistemi olması. Oturduğunuz yerde pek çok yere yürüyerek ve toplu ulaşımla gidebilmeniz. Özel arabaya çok da ihtiyaç olmaması.

Dezavantaj:
- Ailenden, alışmış olduklarından uzakta olmak
- Yılın pek çok gününde hakim olan gri gökyüzü. Buna rağmen yağmurların abartıldığı kadar çok olmadığını söyleyebilirim.
- Hayat pahalılığı. İngiltere'de yaşayınca poundla maaş alıp harcandığı için bir nebze daha makul ama yine de pahalı olan şeyler kur farkı hesaplanmasa bile pek çok.

Eğitim nerelerde uygun?

İngiltere'deki devlet okulları ücretsiz. Okullar iyi, çok iyi, orta gibi açık bir şekilde sınıflandırılıyor. İstediğiniz ilkokul veya devlet kreşinde çocuğunuzun okuyabilmesi için okulun kapsama alanında oturmanız gerekiyor. Dolayısı ile çok iyi (outstanding) sınıftaki okulun etrafındaki kiralar da daha yüksek olabiliyor. Bizler kira ararken www.rightmove.com sitesini kullanmış ve sitedeki okul kapsama alanlarına göre ev arayacağımız yerleri belirlemiştik. Birçok outstanding okul olan bir bölgeye yoğunlaşmış ve oralarda ev aramıştık.

İngiltere'deki eğitim sistemi hakkında kısa bilgi

İngiltere'de üç yaşını doldurmuş olan her çocuk yarım günlük ücretsiz devlet kreşine gidebiliyor. Alternatif olarak oldukça pahalı olan özel kreşler de var. Dört yaşını doldurmuş olan her çocuk okula başlıyor. Aslında reception denilen ana okul denilebilecek bir sınıf ama çocuklar bu sınıfta aynen üst sınıftakiler gibi tam gün okula gidiyor, formalı oluyor ve okuma yazmayı öğreniyor. Beş yaşını doldurmuş olan çocuklar da Year 1 yani birinci sınıfa gidiyor.

Genel olarak baskıcı olmayan, çocukların çok da sıkıştırılmadığı, mutlu olduğu bir eğitim mevcut. Ödev yok gibi bir şey. Ancak herşey toz pembe değil, burada da altıncı sınıf sonrası daha iyi okullara girmek için okul bazlı sınavlar var ve o sınavlara devlet okullarına giden çocuklar ile daha iyi akademik eğitimden gelen özel okul öğrencileri birlikte giriyor.

Çocukların uyumu ve alışması kolay oldu mu?

Çok zor olmadı diyebilirim. Çok gezme ve farklı kültürlerin de varlığının farkında olmanın sonucu olarak çok fazla yadsımadılar. Hiç İngilizce bilmeden kreşe başlayan küçük oğlum birkaç ay sonra İngilizce konuşmaya başladı. Year 3'ye başlayan büyük oğlumun işi, İngilizce biliyor olmasına rağmen biraz daha zordu. Ancak olumlulara odaklanıp, zorlukları çok da sorun etmememesi teşviklerimizle kısa sürede ortama uyum sağladı.

London Eye, İngiltere'ye taşınmak

Londra'da yaşamak için güzel bir yer var mı? Ev fiyatları nasıl?

Londra'ya yerleşmeden önce google'da Londra'da aileler için en güvenli yerler diye uzun uzun bakındık, siz de bir bakın. O listeler sonucu güneybatı Londra'ya odaklandık. Richmond, Kingston, Twickenham, Hampton Wick hepsi aynı bölgedeki birbirine yakın aile olarak oturmak için uygun semtler. Londra merkeze ortalama trenle yarım saat mesafede, Thames nehri kenarında, Avrupa'daki old town'ların içinde yaşıyormuş güzelliğinde ve yemyeşil yerler. Ev fiyatları için www.rightmove.com sitesine göz atabilirsiniz. Semtine (bunlar arasından Richmond diğerlerine göre daha pahalı) ev ya da daire olmasına, oda sayısına göre değişiyor olmakla birlikte ortalama olarak iki odalı bir evin en makul olarak bulunabilecek fiyatı 1300 - 2000 pound civarı. Daha pahalı olan semtlerde bu fiyat 2000 - 3000 pound gibi gidiyor. İşin kötüsü kiralar böyleyken maaşlar da bol bol değil. Bu oranlardaki kiranın ortalama bir maaşın yarısı kadar olduğunu söyleyebilirim.

Hayat pahalı mı?

Evet. Ortalama harcama kalemlerine bakacak olursak:

Londra için yaşam masrafları

Kira: 1300 - 2500 pound/ aylık
Mutfak masrafı: 300 - 500 pound civarı/ aylık
Belediye vergisi: semte ve oturulan eve göre değişmekle birlikte ort. 1500 - 2000 pound civarı/yıllık
Elektrik, gaz, su, televizyon vergisi, internet: 300 - 500 pound civarı/ aylık
Eğitim: ücretsiz
Sağlık: ücretsiz
Dışarıda yemek: sokak yemeği bile 5 poundtan başlıyor, restoranda ortalama kişi başı 10 - 20 pound civarı
Su: şebeke suyu içiliyor, restoranda bile ücretsiz musluk suyu istenebiliyor
Toplu taşıma: Londra merkeze trenle gidip gelme oturulan bölgeye göre ortalama 5-10 pound

Diğer şehirlere göre iş imkanı fazla mı?

Londra dışındaki şehirlerin iş imkanları nedir bilemiyorum. Ancak genel olarak, Türkiye'de de İstanbul ile diğer yerler arasında iş imkanı farklılığı neyse aynısı Londra için de geçerli diyebilirim.

Londra'daki Türkler'in yoğun olarak yaşadığı semtler nereler?

Kuzey Londra'da Hackney civarı Türkler'in yoğun yaşadığı bir bölge. Türk restoranları, Türk marketleri ile kendinizi Türkiye'de hissedebiliyorsunuz orada. Bizim yerleştiğimiz güneybatı Londra'da da Richmond, Kingston civarında özellikle son zamanlarda Ankara Anlaşması ile gelen birçok Türk aile var.

Yerleşme döneminde Londra'da kalınabilecek oteller nereler?

Biz kira ararken, kiramızın teslim edilmesini beklerken (işler ve formaliteler çok yavaş ilerliyor maalesef) birçok yerde konakladık. Söylemeye gerek yok, Londra'daki oteller de pahalı. Genel olarak iki çocukla makul bir şekilde konaklanabilecek, toplu taşımaya yakın yerlerde kaldık. Fikir vermesi için birkaçı şöyle:

Park Plaza County Hall London: Londra'nın simgelerinden ünlü dönme dolap "London Eye"in hemen arkasında, London Eye manzaralı odamız güzeldi. Hem Londra turistik yerlere yürüme mesafesinde olması, hem de otelin, güneybatı Londra trenlerinin kalktığı yer olan Waterloo'da olması açısından iyi bir seçimdi. Güncel otel fiyatları burada.
The Lion Gate Mews: Londra merkez dışındaki en popüler turist atraksiyon yeri Hampton Court sarayının hemen yanında, temiz ve rahat ettiğimiz bir apart otel. Otobüsle Kingston ve Hampton Wick'e ulaşılabiliyor. Güncel fiyatları burada.
Holiday Inn Express Hammersmith: Ulaşım bakımından çok rahat bir otel. İngiliz tipi olsa da kahvaltısının da olması avantajdı. Güncel fiyatları burada.
Novotel London Brentford: Çocuk dostu, çok güzel kahvaltısı da olan modern bir otel. Ana semtlere uzak olsa da Richmond ve bizim odaklandığımız güneybatı Londra'ya tek otobüsle ulaşılabilen bir yerde. Güncel fiyatları burada.

Çocukluktan beri en büyük hayalim Londra'da yaşamak. Yaşam ve yerleşim çok mu zor?

Bana göre de Londra en güzel şehirlerden. Ancak bir yeri turist olarak gezmek ile yerleşmek tabii ki çok farklı şeyler. Yaşam ve yerleşimi yukarıda uzun uzun anlattım. Onlar işin maddi tarafı, bir de işin psikolojik tarafı, düzenini bilmediğin yeni bir yerde yepyeni bir hayata başlama zorluğu var ki o da onlar kadar sancılı. Tüm bunların üstesinden gelebilmek için en önemli şey, sağlam bir irade ve bol bol sabır diyebilirim.