Safranbolu hakkında araştırma yaparken güzel ve görülmesi gereken bir yer diye tavsiye edilen Yörük Köy'den bahsedildiğini gördüm. Çok da ayrıntılı bilgi bulamadığımdan neyle karşılaşacağımı tam olarak bilemiyordum. Daha çok Barcelona'daki Poble Espanyol gibi sonradan yapılma turistik bir köy bekliyordum. Meğerse Yörük Köyü gösterişli eski konakları ile tarihini hissettiren çok güzel butik bir köymüş.

Yörük Köyü sokaklarında Yörük Köyü sokaklarında

Safranbolu'ya ulaştığımızda ilk durağımız şehrin 10km dışındaki Kastamonu yolu üzerindeki Yörük Köyü oldu. Neredeyse tamamı eski konaklardan oluşan köy minik ve dokunulmamış Safranbolu görünümündeydi. Bazıları restore edilmiş, bazıları ise yılların yorgunluğu ile sırasını bekleyen konaklar çok gösterişliydi. Bir köyün neredeyse tamamının köylerde görmeye alışık olduğumuz basit eski evlerle değil de zamanında güç ve zenginlik simgesi olduğu her halinden belli olan üç katlı konaklarla bezenmiş olması çok ilginçti.

Yörük Köyü sokaklarında Yörük Köyü sokaklarında

Çok sıcak bir Temmuz gününde konaklar arasında dolaştık. Haftasonu tur otobüsleri ile dolan köy sokakları, haftaiçi olduğundan biraz daha sakindi.

Yörük Köyü sokaklarında Yörük Köyü sokakları

Leyla Gencer'in büstünün olduğu konağın önünden geçtik. Leyla Gencer'in ve aynı aileden olan Cemil İpekçi'nin aileleri Yörük Köylüymüş. Daha önceki Avrupa seyahatlerimizde ünlü sopranonun sahneye çıktığı Napoli'deki San Carlo Operası ve Milano'daki La Scala Operası'nı da görmüştük. Kısmette onun kökenlerinin geldiği konağı görmek de varmış...

Yörük Köyü girişi Yörük Köyü'ndeki Leyla Gencer'in büstü

Karnımız acıkınca köy meydanındaki Yörük Sofrası'nı bulduk. Çok güzel dekore edilmiş güzel bahçesinde, şırıl şırıl akan suyun yanında biraz soluklandık.



Çok lezzetli, kremamsı kıvamdaki buz gibi ayranlarından içtik. Otlu peynirli gözlemelerimizin, etli ekmeklerimizin üstlerine mis gibi yöresel terayağı süre süre yedik.

Yörük Köyü'ndeki Yörük Sofrası'nda ayran Yörük Köyü'ndeki Yörük Sofrası'nda gözleme

Gözlemeler ve etli ekmek bu yörede yediklerimizin en iyileriydi... Hatta pek yemek sevmez oğlum bile bayıla bayıla yedi, biraz da tişörtündeki dinazoruna yedirdi. :)



Yemek sonrası çıtır baklavaları da götürdükten sonra Yörük Köylü olan ve halen orada yaşayan restoran sahibinden köy hakkında biraz bilgi edindik. Bu kadar çok gösterişli eski konak nasıl yapılmış, Safranbolu'nun ileri gelenleri mi burada yaşamış diye sorduğumuzda, İstanbul'a giden ve zenginleşen köy halkının köyüne gelip bu konakları yaptırdığını öğrendik. Sonuç olarak bol konaklı bu güzel köy ortaya çıkmış. Ancak maalesef köy nüfusu giderek azalmış. Kışları yetmiş kişiye kadar düşmüş.

Yörük Köyü'nde Yörük Köyü'nün camisi

Köy sokaklarında biraz daha dolaştıktan sonra güzel bir yer keşfetmiş olmanın memnuniyetiyle Safranbolu'ya doğru yöneldik...



Gezi Tarihi: Temmuz 2013