İzmit Aytepe'de traking yolu
Aytepe İzmit'in dışında yüksekçe bir tepe. Haftasonları trekking organizasyonları yapılıyor buraya. Yürüyüş rotası için başlangıç seviyedekilerin bile rahatlıkla yürüyebileceği yazıyordu araştırmalarımda. Başlangıç seviyesi derken bu iki yaşındakileri de kapsıyor mu diye biraz tereddüt ettiysek de düştük yollara...

Aytepe'den karşı dağlar ve İzmit manzarasıBir kış günü Kocaeli Aytepe manzarası


İzmit'ten çıkıp Yuvacık barajına doğru ilerledik. Doğrusu tepeye tırmanırken bozuk yollardan gideriz herhalde diye düşünmüştük ama yol nerdeyse tepeye kadar gayet düzgün ve asfalt. Yuvacık barajına ulaştıktan sonra baraj kenarından ilerledik. Barajın bu kadar geniş alana yayılmış olmasına çok şaşırdık. Barajın bittiği yerdeki vadide alabalık tesisleri var. Başka bir zamanda buraya da ayrıca gelinebilir ama biz hazır oğlumuz yolda uyumuşken neresiymiş bu aytepe diye tırmanmaya başladık. Barajı geçtikten neredeyse yarım saat daha tırmandık arabayla ta ki yürüyüş parkurlarının başlangıç tabelasını görene kadar.

Aytepe'de dolaşırken

Aytepe'de dolaşırken

Aytepe'ye vardığımızda karnımız çok acıkmıştı. Oğlum da güzel bir uyku çekmiş şimdi temiz havada bişeyler yeme zamanıydı. İmdadımıza yürüyüş yolunun hemen başındaki tesis yetişti. Mevsim itibariyle daha çok avcıların uğradığı bir yer. Sıcacık kocaman sobanın içerisini sıcacık yaptığı, büyük camlarından İzmit'e doğru nefis bir manzara izlenebilidiği basit ama içten bir yerdi. İşleten bey oğlumla yakından ilgilendi etti ama bizimkinden tabii her zamanki gibi yabancılara pek pas gelmedi.

Aytepe'de yemek yediğimiz tesis

Kahvaltı sofrası, İzmit Aytepe
Güzel bir kahvaltı sofrası kuruldu: tereyağ, bal, hamur kızartması, zeytin ve mıhlama. Sucuklu yumurta da yapıyorlardı ama bizim aramız yumurta ile iyi olmadığı için istemedik. Oğlumun karnını hiç olmazsa hamur kızartması ve favori kahvaltı yiyeceği zeytinle doyururum derken mıhlama imdadıma yetişti. Oğlum, mı ııı çok güzelmiş diye diye götürdü mıhlamayı. Bizler de nefis çayımızı içip karnımızı iyice doyurduktan sonra koyulduk yollara.

Parkur aşağı doğru ve oldukça dik. Normalde trekkingçiler burdan başlayıp araba onları barajdan aldığında geri dönme dertleri olmuyor ama bizim durumumuzda tekrar geriye dönme işi oldukça zorlayıcı. Biz bebek arabasını da alıp koyulduk yola. Ağaçlar arasında bebek arabasıyla bile gidilebilecek yollar var. Öyle öyle vadiye kadar inilebiliyor ama dediğim gibi oldukça dik, inişi bile zorlayıcı. Kral oğlumu inerken annesi götürdü, bir noktadan sonra bunun bir de dönüşü var deyip güneş de alçalmaya başlayınca geri dönmeye başladık. Dönüşte de kral paşamı babası itti yukarı doğru ve gerçek trekking o zaman başladı :)).

Yılın ilk karını gördüğümüz Aytepe sokaklarıYılın ilk karını gördüğümüz Aytepe sokakları

İzmit Aytepe'de oturanların evleri

Aytepe sokakları, karşıda yemek yediğimiz tesis

Asfalt yola geri döndüğümüzde oğlumu arabasından indirip asfalt boyunca biraz yürüdük koştuk. Daha İstanbul'da kar yağmamıştı ama buraya iki kez yağmış ve hava 15 derece olmasına rağmen gölgelik yerlerde kar hala duruyordu. Oğlum bu karlardan koparıp koparıp babasına attı ve çok eğlendi. Geçen yıl kar yağdığında çok farkında değildi. İlk kez karla oynamanın güzelliğine vardı.

Asfalt yol boyunca biraz daha ilerleyip güneş batmaya başladığında arabaya dönüp eve doğru yola koyulduk. Ormanlar içinde güzel bir gün geçirdik. Oğlum biraz daha büyüdüğünde umarım tekrar buralara gelir ve birlikte parkur tamamlarız bir gün :)))

Gezi Tarihi: Aralık 2011